muratpaşşa
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet'in SARI ÇİZME'leri > FİRAVUN VE MUCİZE
Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

FİRAVUN VE MUCİZE

08.04.2021 12:27 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

İnsanların peygamberlerden mucize isteklerini işleyeceğimiz bu yazı beş hafta sürecek ve Hz Musa ile başlayıp Hz Muhammed(sav) den sonra analiz yapılarak bir bütün oluşturulmaya çalışılacaktır. Hz Musa’dan mucize isteklerini, firavun ve İsrailoğulları olmak üzere iki bölümde inceleyeceğiz. Daha sonra Hz İsa ve Hz Muhammed (sav) den mucize isteklerine birer yazıda değindikten sonra, İnşaallah en son yazıda ise dört yazıda geçen mucize isteklerinin analizini âlimlerimizin açıklamaları ışığında, gücümüz oranında yapmaya çalışacağız. 

    Peygamberlerin davetine karşı çıkanların inanmama adına peygamberlerden istedikleri ilk isteğin başında daima kendilerince imkânsız gördükleri mucizeler getirmeleri olmuştur.  Ayetlerle bu mucize isteğine Allah-u Teâlâ ne cevap vermiş, verilen mucizeler karşısında insanlar ne söylemiş ve nasıl davranmışlar, mucize istemelerindeki amaçları niyetleri nedir. Kuran-ı kerime baktığımızda bunları açıkça görürüz.

   İlk olarak Firavun ve avanesinin mucize istekleri ve takındıkları tavırlar ayetlerle anlatmaya çalışacağız. Kuran-ı Kerimde  Kasas Suresi, 3. Ayetinde  Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız buyruluyor. Hz Musa Kuran’da kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Yusuf (a.s) sonra çöküşe geçen Firavunun esareti altında zulüm hayatı yaşayan İsrail oğullarına Allah-u Teâlâ Hz Musa’yı peygamber olarak gönderir. Hz Musa hem kendisine tabi olanlar hem de tabi olmayan firavun ve İsrail oğulları tarafından eziyet edilen bir peygamberdir. “Haydi, Firavun’a git! Çünkü o azmıştır.”(Naziat 79) emrini alan Hz Musa kardeşi Hz Harun’la birlikte Firavun özelinde Mısır halkına Allah-u Teâlâ’nın emirlerini bildirmeye gitmiştir. Musa dedi ki: "Ey firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."(Araf/104). Böyle bir gelişme beklemeyen Firavun tipik inkârcı tavrı olarak  , "Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen" dedi. Bu isteği kabul eden Allah-u Teâlâ Andolsun ki biz Mûsâ'yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille firavun'a, Hâmân'a ve Kârûn’a gönderdik buyuruyor. Mucize istemekten amaçlarının aslında işi yokuşa sürmek olduğunu ve iman etmek olmadığını Allah(cc) Araf Suresi, 132. Ayetinde şöyle dile getiriyor. Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz" dediler. Mucize getirirsen iman edeceğiz diyen firavun, mucizeleri gördüğü halde yinede inkarı seçmesine rağmen Allah-u Teala helak olmamaları ve gerçeği görmeleri için değişik mucizelerini göstermeye devam ediyor. Araf Suresi, 133. Ayetinde Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Gerek İsrailoğulları gerekse firavun ve ahalisi aleni olarak bu mucizeleri görmelerine rağmen iman etmemekte inat ettiler. Ayette Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkâr bir kavim oldular şeklinde bildiriliyor. O kadar mucizeleri görmelerine rağmen Firavun ve avanesi bu şekilde inanmamayı tercih ederken, Hz Musa’nın kurtarmaya geldiği İsrailoğulları’da bu mucizelerle şahit olmalarına rağmen yunus suresi 83. Ayette bildirmesiyle firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Mûsâ'ya iman etmedi. Çoğunluğunun Dünyayı ahrete tercih ederek firavunun yanında olmayı tercih ettiğine şahit oluyoruz

    Gördüğü mucizelere inanmayan firavun ve halkına Allah-u Teâlâ son bir mucizesini daha gösterir.  "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?" diyerek yıllarca üzerinde ilahlık tasladığı ve köleleştirdiği insanlara, suyun gerçek sahibinin kim olduğunu gösterir.  Bu mucize Yunus Suresi, 90 ve 91. Ayette şöyle anlatılır: Biz, İsrailoğulları’nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğulları’nın kendisine inandığı (İlah'tan) başka İlah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım" dedi. Şimdi, öyle mi? OYSA SEN ÖNCELERİ İSYAN ETMİŞTİN VE BOZGUNCULUK ÇIKARANLARDANDIN.

yavuzcan sur yapı
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.