sur yapı
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet'in SARI ÇİZME'leri > GELENEĞİN, VAHYİN ÖNÜNE GEÇMESİNİN DEFOLU ÜRÜNÜ. FEMİNİZM
Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

GELENEĞİN, VAHYİN ÖNÜNE GEÇMESİNİN DEFOLU ÜRÜNÜ. FEMİNİZM

29.10.2020 13:12 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

   Bütün ideolojiler ve dinler 'aile' kavramına ve onun toplumdaki yerine özel bir önem verirler. Çünkü toplumun en küçük yapı taşı olan ailenin sağlam ve sarsılmaz olması, toplumun da aynı vasfa sahip olmasını sağlar. Bu yüzden, 'ideal devlet/toplum' peşinde olan her ideolojive din, başarı sağlamak için, bireylere birtakım ayrıgörevler ve sorumluluklar yükler. Bunlar arasında kadının görev ve sorumlulukları ayrıcalık taşır. Çünkü kadın, toplumun mimarı, gelecek nesillerin annesi demektir. Kadın nasıl ki bir toplumu geleceği ise, aynı kadın; aslından ve fıtratından uzaklaşınca o toplumun yıkılmasında da en büyük rolü oynar.

   İslam’da da, aile'ye özel bir önem verilmiş, bu kurumun sağlamlığının tesisi için gerekli şart ve önlemler alınmış, bütün bunlar Kur'an ve Sahih Sünnette izah edilmiştir.Kadının haklan, sorumlulukları; erkeğin haklan ve sorumlulukları, eşlerin birbirlerine karşı tutumları Allah (cc) kurallarıyla belirlenmiştir.

   Fakat geleneğin hâkim olduğu toplumlarda, geleneğin vahyi değil, vahyin, geleneği izlemesi yüzünden, bir takımuygulanması gereken prensip ve emirler mevcut yapıya göre şekillenmiş ve bu, vahye uygun bir aile yapısınıdeğil, geleneksel bir aile yapısını ortaya çıkarmıştır. Bu çıkan yapı ise Müslümanlar tarafından 'İslami aile' bağlamında değerlendirilmiş, bilinçsizce savunulmuş ve zaman zaman ayetler ve hadisler bu gelenekçi anlayışa göre yorumlanmıştır.

   Gerek dünyada gerekse Türkiye’de kadın probleminin varlığını inkâr etmek mümkün değil. Feminist düşünce varlığını bu problem üzerine bina eder. Feminizm genel olarak kadın-erkek ayrımcılığına karşı çıkarak, cinsiyetler arasında ekonomik, siyasal ve toplumsal eşitliği savunan görüş olarak tanımlanır. Feminist harekette asıl problem; sorunun dile getirilmesi değil, problemin kaynağının tespiti ve çözüm yollarında. Temel amacı kadın özgürlüğü ve kadının toplumdaki yeri konusunda gerçek bir eşitlik istemek gibi görünse de Feministlik aslı itibariyle dine bir başkaldırış hareketidir. Çünkü feministler kadının toplumdaki olumsuz tüm hallerinden dini sorumlu tutup; Dolaylı olarak ta (hâşâ), Allah-u Teâlâ’yı adaletsizlikle, kadın düşmanı ve erkek hamisi olmakla suçlarlar.

  Asıl sorunları dinle olduğu için Feministler, kadının içinde bulunduğu ikinci sınıf insan konumunun sebeplerini araştırıp tespit etmek gibi bir dertleri olmamıştır. Öyle olmadığı için Feministlik Toplumsal yaşamda, çalışma hayatında ve eğitim alanında ''kadın"ın güç, iktidar ve temsil dahası bilgi alanında da erkekten ayrıtutulmasının sebeplerini hep dine yüklemiştir. Feminist hareket Allah-u Teâlâ tarafından verilipte toplum tarafından gasp edilen hakları geri almak yerine; bu ayrımcılığın sebebi olarak dini sorumlu tutmuştur. Çünkü Kadını sömürmenin ve tüketim sektöründe modern köle olarak kullanmanın yanında aile mefhumunun parçalanmasının önünde en büyük engel onlara göre dindir. 

   Gerek ilahi olsun gerekse beşeri tüm dinlerde, Vahyin önüne geçen ve zamanla kanıksanan bu gelenekçi aile ve kadın kavramı başta Müslümanlar olmak üzere genelde erkeklerin işine gelmiştir. Bu geleneğin zamanla din olarak algılanması her ne kadar erkeklerin işine yarasada aynı zamanda İslam ve aile düşmanlarının eline de bir koz vermektedir. Feminist akım ise bu kozu çok iyi kullanmıştır ve hala kullanmaktadır. Vahyin önüne geçen gelenek sayesinde Feminizm kadınların zihinsel alt yapısına Allatan(hâşâ) daha adil ve merhametli bir düzenleme için çalıştıkları fikrini nakşetmeye çalışmıştır. Şeytan misali, kıyamete kadarda durmaya niyetleri yok.

 

   Geleneği vahye tercih eden erkekleri ve İnandığı dinin kendisine sağladığı güzellikleri bilmeyen kadınları atlayıp ta vurun abalıya misali tüm suçu feministlere yüklemekte hiç insaflılık olmasa gerek. Hırsızın hiç mi kabahati yok misali.  Feministler hesap günü "Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı hiçbir gücümüz yoktu; hayır siz (kendiniz) azgın bir kavimdiniz."(37/30) derlerse geleneği vahyin önüne geçirenler, Allah-u Teâlâ’yı kuran-ı kerimde anlatıldığı gibi tanımayanlar hangi yüzle, Cennetin yanında Allahın (cc) cemalini görmeyi isteyecekler?

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.