konyaaltı bld
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA ECE > HELAKLARIN ARKASINDAKİ SIR
MUSTAFA ECE

HELAKLARIN ARKASINDAKİ SIR

11.04.2021 18:43 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA ECE

Tarih boyunca insanlığın başından geçenleri ve başına gelen  felaketleri, insan eliyle tutulan ve bugüne kadar ulaşmış bir tarihi kayıt bulunmamaktadır. Lakin kutsal kitaplarda bu hadiseler kısmi detaylarla haber verilmektedir.

Yüce Yaratıcı her şeyi yoktan var etmiş ama koyduğu sistemi arıza çıkarılabilecek halde yaratmıştır. Yarattığı sistemi, çıkan arızaları kendi kendini onarabilecek halde dizayn etmiştir. Yani düzelebilecek hatalar ve hata yaptığını anlayanların tövbe etmesi ile telafi edilebilir bir sistem kurmuştur. Kurmuş olduğu sistemin içerisinde razı olmadığı tek uygulama şirktir. Kur’an’a vakıf olanlar iyi bilirler ki geçmiş kavimlerin helak edilme sebepleri olarak ortaya konan tek ve net konu aslında şirktir.

Fakat biz Kur'an'da anlatılan helak sebeplerini gerçekten net olarak nasıl bir şirke bağlıyoruz onu bilemiyorum. Kur'an'daki kıssalara baktığımız zaman devenin öldürülmesi, ölçü ve tartıda hile yapılması veya aile düzeninin bozulması gibi konuların helak sebepleri olarak anlatıldığını görürüz. Bu hataları yapan toplulukların helak edildikleri anlatılır. Oysa Yüce Yaratıcı sadece 10 gram eksik tartan bir toplumu mu helak etmiştir ya da emretmiş olduğu evlilik yönteminin dışında ilişki kuranların sebebine mi helak etmiştir, yoksa bir deveyi öldürmelerinden dolayı mı helak etmiştir doğru anlamalıyız. Bir diğer doğru anlaşılması gereken konuda helak edilme şekilleridir. Yüce yaratıcının helak ettiği toplumları doğal sebeplerin dışında helak etmediğini Kur'an'da anlattığını görürüz.

Yüce Yaratıcının kendine yönelik yapılmış olan hataların içinde affetmediği tek hata şirk olduğuna göre bu helak sebeplerini ve helak etme yöntemlerini doğru anlamalıyız.

Yüce Yaratıcının sünnetullah olarak koymuş olduğu, ekinin ve neslin değiştirilmemesi kuralı asıldır. Bu kuralı bozmaya başlayan şeytani akıl, diğer kuralları da geriye dönülmeyecek şekilde değiştirmesinin neticesinde, bu kuralları değiştirenlere asla geriye dönüp itiraz etmeyecek itaatkar toplumların var olması, o toplumların düzelme istekleri olmaksızın kendilerine dayatılan sünnetullah dışı bir hayatı asla itiraz etmeyecek şekilde devam ettirmeye karar vermeleri ve içlerinden bir tek bile doğruyu bulabilme isteklerinin kalmaması neticesinde helak oldukları ortadadır. Çünkü o toplumun içerisinden inananlar da ortadan kalktıktan sonra düzelmeyeceklerinin anlatılması, Yüce Yaratıcının inananların o toplumu terk etmesini isteyerek, onları kendi başlarına ve kurdukları bozuk sistemin getireceği sonuçları kendi hallerinde yaşamasını istemesindendir. Önceki kavimler haberleşmeleri ve diyalogları açısından birbirlerinden habersiz bulundukları bölgelerde yaşayabiliyorlardı. Ama bugün öyle mi, insanların dünyanın öbür ucundaki hadiselerden habersiz olmaları ve olan olaylardan etkilenmemeleri mümkün değil.

Yüce Yaratıcı kendi koyduğu sisteme arada bozulma müdahelesi edebilecek şeytana göz yumarken, şeytanın ve şeytani aklın kainatı Allah(cc)'ın koymuş olduğu kuralların zıttında ki kurallarla hayatın şekillenmesine kendi razı olmadığı gibi sünnetullah olarak yaratılmış doğal kanunlar da bozulmaları ile kendiliklerinden tepki göstermektedirler.

Bütün bunlardan şunu anlayabiliriz, şeytani akıl Allah(cc)’ın yaratmış olduğu sistemi bozarak geriye dönülmeyecek hale getirirse, insanlarda bunu düzeltmek için çalışmazlarsa, bu hal Allah'ın razı olmadığı şirk ortamıdır. Yani aslında Allah(cc)'ın razı olmadığı, ineği ilah kabul eden, güneşi Tanrı kabul eden ve onların önünde tazimde bulunan insanlardan ziyade Allah’ın yarattığı genel kuralları bozarak kendilerince değişmez kural koymak isteyen şirk sistemidir. Eğer şeytani akıl bu noktada dünyayı dizayn ederse ve insanlarda itiraz etmeden kabul edip öyle yaşamayı kabul ederlerse ve itiraz edecek tek bir iman eden kalmazsa, bütün bu doğal yaşamı insanlığın iyiliğineymiş gibi bozarlarsa küçük bir köy haline dönmüş olan dünyanın kıyametinin kopacağı anlamına gelecektir. İnsanoğlu kendi eliyle bozduğu fakat faydasına zannettiği şirk ortamının oluşturduğu şeklin dışında, sizce kıyamet başka nasıl ve neden kopabilir ki.

yavuzcan sur yapı
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.