muratpaşşa
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet'in SARI ÇİZME'leri > MİMAR SİNAN VE PİRİ REİSE GIYABINDA BİR SORU
Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

MİMAR SİNAN VE PİRİ REİSE GIYABINDA BİR SORU

18.03.2021 10:19 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet'in SARI ÇİZME'leri

   Bir önceki yazımızda Hz Âdemden mimar Sinan’a kadar var olan teknolojilerin günümüze neden ulaşamadı veya ulaşmadı konusunda iki sorunun cevabını düşünmeye yönelik satırlara yer vermiştik. Bu hafta ise Mimar Sinan özelinde o günkü sahip olunan teknolojinin günümüze kadar gelmemesinin veya gelememesinin analizini yapmaya çalışacağız.

   Tarih kitaplarına baktığımız zaman Müslümanların bilim ve teknikte birçok ilklere ve yeniliklere öncülük ettiğinden bahsedilir. Gerek ilmi, gerekse teknoloji olarak isimleri tarihimizde altın harflerle yazılan âlimlerin başında İbn-i Sina. Kindi, İbn-i hayyan, el-Battani,  Farabi, El-Biruni, İbn-i Zuhr, İbn-i Battuta, İbn-i Haldun, Piri Reis, Kâtip Çelebi ve Mimar Sinan gelmektedir. Bu insanların bir kısmı ilmi olarak insanlığa öncülük etmekle birlikte, bir kısmı da teknoloji alanında öncülük etmiştir. Genele baktığımız zaman ilmi olarak insanlığa hizmet eden âlimlerimiz, sahip oldukları bu ilimleri sonraki kuşaklara aktarmak için kitaplar yazmanın yanında öğrencide yetiştirmişlerdir. İlmi olarak insanlığa katkıda bulunanların eserleri hepsi olmasa da çoğunluğu bir şekilde günümüze kadar ulaşmıştır. Lakin aynı asırda yaşayıp ta Teknolojik olarak zirvede olanların talebe yetiştirmek ve bilgilerini kitaplaştırmak adına aynı yolu takip etmediklerini görüyoruz.

    Teknolojik olarak insanlığa hizmet eden yakın tarihimize ait iki kişiden çokça bahsedilir. Biri ilk teşekküllü haritayı çizen piri reis (ö. 960/1553)ve Taş teknolojisinin muhteşem ustası mimar Sinan(ö. 996/1588). Aynı asırda yaşamış bu iki büyük şahsiyet aynı zamanda iki ortak özelliğe de sahipler. Osmanlı coğrafyasında 365 eseri bulunan Mimar devrin ulaşılmazı olurken aynı zamanda da, piri reis modern Dünya haritasını çizerek denizcilik alanında zirvede yerini almıştır. İki ustanın diğer bir ortak özelliği ise, eserlerinin sırrının bugün hala çözülememiş olmasıdır.

   Piri Reisin haritası 1929 yılında bulunmasından sonra 91 yıl boyunca pek çok araştırmacı tarafından incelendi ve hakkında sayısız yayınlar yapıldı. Harita hakkında ki tüm bulgular araştırma sonucu ve tahminlerden oluşmaktadır. Aynı şekilde 365 tane Harika eser yapan mimar Sinan hakkında araştırma yapan İnşaat Yüksek Mühendisi Vahit Okumuş, Selimiye camisinin akustiğinin, mimarisinin, vefatının üzerinden 430 yıl geçmesine rağmen hala çözülemediğini belirtiyor. Gururumuzu okşayan bir cümle! Bizim Müslüman âlimler ne muhteşem eser yapmış, beş asır geçmiş hala sırrını kimse çözemiyor.

  Eserler hakkında söylenen’ muhteşemlik’ sözü bizim dimağımızı mı köreltti, yoksa işimize geldiği için mi ölü taklidi yapıyoruz? Yapılan eserlerin teknolojik özelliğinden dolayı gurur duymasına duyuyoruz da; hiç kimsenin aklına, yav bu teknolojilerin neden hiçbir şekilde kayıtı yok sorusu gelmiyor mu? 15 yy -21 yy arasına baktığımız zaman, Özellikle 15 ve 16 yy da ilginç yapılar yapmalarına rağmen, Dünyada hiçbir ülkede böyle sırrı çözülemeyen ve övünç duyduğu yapı ve teknolojiden bahsedilmez.  Bu tarz övünme! Sadece yakın tarihte bize aittir.

    Denizcilik hakkında dört tane eseri olan Piri reis, bu eserlerinin hiç birinde haritayı nasıl oluşturduğuna dair hiçbir bilgi paylaşmamıştır. İlginç olan diğer bir mesele ise haritayı nasıl oluşturduğu bilgisini hiçbir kimseyle de paylaşmamıştır. Tüm iyi niyetimizi kullanarak diyelim ki idam edildiği için harita ilmini kimseyle paylaşmadı veya paylaşamadı.  

   Mimar Sinan’ın ölümünden 13 sene evvel bitirilen Selimiye cami teknolojisi hakkında, yaşadığı devirde her şeyin kayıt altında olmasına ve Mimar Sinan’la bizim aramızda helak olayı olmamasına rağmen Mimar Sinan’ın(1490-1588) sahip olduğu teknolojiden neden bugün haberdar değiliz? Adam ne muhteşem bir cami yapmış ama bugün hala sırrını çözemiyoruz derken, Piri reissin haritasında olduğu gibi sorulması gereken soruları gizemle örtbas mı ediyoruz?

   Diğer medeniyetlerin sahip oldukları teknoloji ve icatlar, günümüze kadar kendini geliştirerek ulaşmasına rağmen, İslam medeniyetine ait bazı teknolojiler ise sahibiyle birlikte yok olmuştur. Bu biraz ilginç ve garip değimli?

   Gıyaplarında olsa da yinede sorumuzu soralım. Neden sizlerin kullandığınız teknoloji veya yöntemlerden haberimiz yok? Neden sahip olduğunuz bilgileri kitaplara aktar(a)madınız ve sizinle birlikte olan hiçbir insana öğret(e)mediniz?


yavuzcan sur yapı
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.